9.10.2017

paradigma





beklenmedik bişeyler beklediğim günlerden biri değildi o gün
ama yine de
yağmur damlaları vasıtasıyla gezdiğin evlerden birinde seninle tanışmak
yeterince beklenmedikti aslında
o ıslak haline rağmen söylemek istediklerini söylemiş olmana sebep olanlara bakınca ; iyi ki parmağımın ucuna almışım seni diyorum şimdi.










öyle




arkamızda kalan denizlerdeki planktonların sönmüş ışıkları ya da yeryüzünün bozkırı .. yer çekiminden dolunaya ; her türlü iklimden merkürün güneşe yanaşmasına kadar sana bahsetmediğim doğa olayı bırakmadığım gibi rüyalarımın ve kelimelerimin de bir sonu yok benim
bedenindeki en küçük kemikten bile hevesle bahsedebilir , hiç susmadan şarkı söyleyebilir , kirpiklerin için sayısız cümle kurabilirim.
hala.
yapabilirim.
çünkü bu hissi seviyorum.
üzerinden ne kadar zaman geçtiğini hatırlamak istemediğim , sona ereceğini en başından zihnime kodlamadığım , sana değdiğim andan itibaren kollarına dolandığım o sarılmanın
gerilimsiz hissine ihtiyacım var.
ancak o zaman ,zaman zaman değişeceğini düşündüğümüz hiçbişeyin değişmeyeceğini kabul edebilirim.
çünkü
öyle.



23.09.2017

gece





belki de ;

her iki kutup noktasından da görülecek olan Güneşle biraz olsun ısınırsın
sana altı ay sonbahar vadedemesemde
bakarsın
yarım yıllık bi gece boyunca süren o rüyada saçlarımın arasına dolanır, kıvrılır yatarsın






13.09.2017

dalga




işte tüm bu panayır bittiğinde ve o kulak tırmalayan müzikler sustuğunda
yaz bitecek.
çocuk sesleri azalacak.
camlar aralık bile bırakılmayacak.

karşılığında ne verilsin isterdin peki
dalga gürültüsü mü , yağmur sesi mi?



doğrusunu , nasıl olduğunu bildiğini sandığın şeylerin alakası bile olmadığını çok farklı zeminlerde farklı şiddetlerde sarsılarak öğrendiğin zamanlar illaki olmuştur
böyle zamanlarda senin için yağmur yağmur diye atan kalbim , senin yanlış çok yanlış diye atan nabzına nasıl iyi gelebilir
söylemediğim hangi cümle ,vermediğim hangi cevap
bi çok şeyin cevabını bildiğim gibi bu sorunun da cevabını zaten biliyor olmam neyi değiştirir

benim susup sakinleştiğim suyla senin yağmurun aynı
senin öfken , kasırganla benim dalgalarım farklı mı
kabul et.

yaz bitti
daha önümüzde sonbahar var.
ben senin aklındayken beyninin uğuldaması bence çok normal çünkü
benim kalbim denizin içinde hep böyle atar





26.08.2017

o kadar mutluyum ki şimdi kusabilirim






Ailemin bana öğrettiği en önemli şey beklentisiz olmaktı ama bunu öğretirken kendilerinin özne olması zaman zaman canımı yaktı.
öğrendim sandığım zamanlarda daha tek bir yol bile katetmediğimi görmek nasıl güzel bir his , anlatamam


belki de anlatabilirim ;

çocukluğumdan itibaren hucrelerime kodlanmış olması gereken beklentisizlikle hala anlaşamıyor oluşumun tek bi sebebi var bence.
kalbim. 
çünkü ona bunca yıl sözümü tek bir konuda bile geçiremedim , bu konu da mı geçirecektim?
bir şekilde hayatımda varolan , sevdiğim ve ne şekilde olacağı şu anda çokta önemli olmayan fakat hayatımda kalmaya devam edeceğini düşündüğüm insanların ; benimde dahil olduğum durumlardaki seçimleri beni çoğu zaman çıldırtıyor.
çoğu zaman diyorum çünkü bu insanların sayısı az ve hayat hiç durmuyor.
sürekli bir seçim yapmaya mecbur kalıyoruz ve ben sürekli çıldırıyorum.
çıldırdıkça düşünüyorum ve düşüncelerin sonu her zaman sorulardır .

aynı noktaya eşit uzaklıkta olanların her zaman yanyana olmadığı o dünyada ben tek başıma mı yaşıyorum ?
bu kadar yalnız hissettiğime göre bu sorunun cevabı evet çünkü dostluk , incelik ve samimiyet karşısında kalbi sarmalayan o sıcaklık henüz parmak uçlarıma bile değmiş değil.
yardımcı olmak adına uzatıyorum elimi ama boş fincanlar soğuyalı çok olmuş
mutluluktan içim içime nasıl sığıyor böyle anlayamıyorum.