12.09.2015

rafine







çoğu zaman bilinçaltının büyük bi titizlikle kenara ayırdığı , sakladığı ve görmelere kıyamadığı o şeye* rüyalarla ulaşabiliyorum.
yazıyorum , orda bile küçük kağıtlara notlar alıyorum.
gerçekliği uğruna bahse girip , sonra rüzgarın  balkon kapısındaki jaluzi tıkırtısıyla hiç ettiği bahis ortamının yokoluşuna tanıklık ediyorum ,
yastığımın altında kalem arıyorum hatta.
gün içinde flashbacklerle hırpalanıp huzuru bi fincan çayda ve bi audrey filminde buluyorum , ne garip.

oysa az sonra kararıyor hava , başlıyor yağmaya , erken davranmışım diyorum günün huzurunu tanımlamaya
saçımdan koluma düşen damla hiç şaşırtmıyor , yine rüyamı hatırlatıyor bana.

işte tam o an ,

 *bugün ,
bütün hikayeleri sadece ben yazayım , bütün filmleri sadece ben izleyeyim , bütün kitapları sadece ben okuyayım istiyorum.

sen , tüm çiçekleri bana topla , sustuğun tüm kelimeleri bana fısılda istiyorum*

notu geliyor aklıma.





1 yorum :